Mys 9

Özgürlükİçin editörümüz sevgili SedA aramıza katıldıktan sonra “geek” olma yolunda hızla ilerliyor. En son bu sabah 2008 geliştirici sürümüne gelen güncellemelere bakıp, hafta sonunda open office merge edilir herhalde cümlesini kuran SedA’yı zaman zaman konsolda root olup pisi up yaparken yakalıyoruz.

Geçen gün ofiste birden internet bağlantısının kopmasını takiben geçen bir cümlede

-a: arkadaşlar modemi yeniden başlatıyorum. modemden ip alın tekrar
-s: network up $connection_name ile alıyoruz değil mi?
-a: ??

Kim demiş bayanlar terminal kullanmaz diye…

Nisan 10

OOXML’in standart olmasının ardından çok şeyler yazılabilir çok şeyler söylenebilir. Microsoft’un lobi çalışmaları, ülkelerin usulsüzlükleri bir yana en azından biz Özgürlük İçin topluluğu olarak bir anlamda kendi kapımızın önünü süpürdük ve ülkemizin evet oyu vermesini engelledik.

Aslında belki de bu konu ile ilgili mücadele bundan sonra başlıyor. Microsoft’un BRM toplantısında da temsilciliğini yapan lobi grubu geçtiğimiz günlerde OOXML ile ilgili en hafif hali ile “sevimsiz” bir açıklama yaparak WTO TBT (Dünya Ticaret Örgütü - Ticarette teknik engellerin kaldırılması antlaşması) uyarınca ileride andlaşmaya taraf devletlere karşı hukuki hakların kullanabileceğini ve devletlerin bu konuda dikkatli olmasını istedi.

Hemen açıklayalım bu ne demek. WTO dünyada her ülkenin kendi özel ticaret standartları olması ve bunların diğer ülkelerle ticarette sorun çıkarması nedeni ile standartların andlaşmaya taraf devletlerin tamamı tarafından tanınması için bir çalışma başlattı. Bunun sonucunda örneğin ülkenizde uzunluk ölçüsü olarak X birimi geçerliyken ticaret yaptığınız ülkede Y birimi geçerliyse birbirinizin birimlerini tanımak zorunda kalıyor ve ” Birim X olmazsa hayatta ticaret yapmam” diyemiyorsunuz.

Peki bunun OOXML ile ilgisi ne diyeceksiniz. Artık OOXML de bir standart olduğuna göre sözleşmeye taraf devletlerin benim ülkemde sadece ODF kullanılır demesi TBT kurallarına aykırılık olarak yorumlanma tehlikesine neden olabilir.

Bu durumda ilerleyen aylarda ilginç hukuki çatışmalar görmemiz mümkün…

Biz ne yapabiliriz sorusuna gelelim. Dilimize neden OOXML’e karşı olduğumuzu belirtecek metinler kazandırmaya, çeviriler yapmaya devam edebilir; devletin ilgili kademelerine bu belgelerin ulaşmasını sağlayabiliriz. Bu sayede daha çok insanı bilinçlendirebilir ve OOXML’in kullanılmasını engelleyebiliriz.

Desteğiniz ve ilginiz bizim için hala çok önemli…

Ock 12

Bu blogu takip edenler son zamanlarda özgür yazılım dünyasında gittikçe daha güçlü bir çığlığa dönüşen OOXML’e Hayır sesini çokça duydular. OOXML’e neden hayır dediğimizi daha önceleri gerek ozgurlukicin.com e-posta listelerinde gerekse irc üzerinde defalarca dile getirdik. Bugün şunu mutlulukla söyleyebilirim OOXML’i savunan ve doyurucu içeriğe sahip bir tek Türkçe belge bile bulmak imkansızken bizim neden OOXML’e hayır dediğimizi anlatan ve “geek”lerden bu konuda hiç bilgi sahibi olmayan insanlara bile hitap edecek onlarca belge var internet üstünde.

Kabul etmek gerekirse çalışmamız emeklemekten yürümeye yavaş yavaş geçiyor ve fakat Şubat ayında çok daha olgun bir hale geleceğinden şüphem yok. Bu kampanyada bizlere gerek fikirleri ile destek olan arkadaşlara gerek çeviri yapan arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyorum kendi adıma.

Amacı TSE’ye ya da Microsoft’a saldırmak değil kampanyamızın. Amacımız herkesin, istediği her programla -ister açık kaynak kodlu olsun isterse olmasın- ve istediği her bilgiye diğer insanlarla eşit ve ücretsiz bir şekilde ulaşmasını sağlamak! Siz de bu amacı destekliyorsanız aşağıda bizim için yapabileceklerinizin bir listesi bulunuyor.

S: Bir blog sitem var ya da en azından bir foruma üyeyim. Kampanyayı desteklemek için neler yapabilirim?

C: Konudan habersiz olan insanları bilinçlendirmek bizim öncelikli görevimiz. Bu yüzden özgürlükiçin ekibi bir manifesto ve bu manifestoya ulaşabilmeniz için bannerlar hazırladı. Bu bannerları kişisel bloglarınızda ya da forumlarda imza olarak kullanın lütfen. Bannerlara ulaşmak için bu adresi kullanabilirsiniz. Ayrıca manifestomuzu kendi blog sitenizde yayınlayabilir ya da forumlarda konu başlığı olarak açabilirsiniz!

S: OOXML konusunda bilgi sahibiyim ve internet üzerinden bu konu ile ilgili haberleri takip ediyorum. Nasıl katkı verebilirim?

C: Eğer bu konuda haberleri takip ediyorsanız çevirileriniz bizim için değerli katkılardır. Çevirdiğiniz haberleri bizimle paylaşabilir ve sizin sesinizi tüm özgür yazılım camiasına duyurmamızı sağlayabilirsiniz.

S: Bir blog sahibi değilim ve ne yazık forumlarda ilgimi çekmiyor ama Facebook derseniz akan sular durur. OOXML’e nasıl dur derim?

C: Facebook müdavimlerini unutmuş değiliz :) Bu adresten Facebook üzerinde kurulmuş “en kalabalık” OOXML’e Hayır grubuna katılabilirsiniz. Yapacağınız bir önemli katkıda listenizde olan herkesi bu gruba katılmaya davet etmek! 

S: Daha önce onlarca Facebook uygulaması geliştirdim. Ne yapabilirim?

C: Böyle bir meziyetiniz varsa benimle irtibata geçebilirsiniz. 

Aklınıza gelen tüm soruları bana ya da ozgurlukicin e-posta listesine iletebilirsiniz.

25

Bildiğiniz gibi OOXML’in oylanacağı son toplantı Şubat ayında yapılacak ve bu
toplantı öncesi TSE görüşünü yapacağı ayna komite toplantısı ile
netleştirecek. Bu toplantı Cuma günü Ankara’da yapılıyor ve kayıt olmanız
durumunda toplantıyı izlemeniz mümkün.

OOXML’in de büyük ihtimal ile tartışılacağı bu toplantıyı izleyebilmek için
usm@tse.org.tr mail adresine MTC 71: DOKÜMAN TANIMLAMA VE İŞLEM DİLLERİ ayna
komitesi toplantısını izlemek istediğinizi belirten adınızı ve soyadınızı
içeren bir e-posta yollamanız yeterli.

Bu toplantıda OOXML’in görüşülüp görüşülmeyeceği konusunda bilgi edinme
şansına erişemedik. Bu durumda konuyu araştırabilecek gönüllü arkadaşlar
olursa lütfen özgürlükiçin elektronik posta adresine bilgi verin

Toplantı duyurusu:
http://www.tse.org.tr/turkish/standard/aynakomitetoplanti.asp

Toplantı için iletişim kanalı:
e-posta: usm@tse.org.tr
Tel : 312-4166237-4166395-4166309-4166443

18

Bundan önceki blog yazıma Koray Löker’den bir öneri geldi. Özgür Lisans her ne kadar güzel bir çeviri dese de bu lisansların aslında teknik adı olan Copyleft lisanslarının terim olarak dile girmesinin daha iyi olacağını söyledi. Ben de kendilerinin de kabul etmesi durumunda başlıkta olduğu gibi bir kullanımın herkes için iyi olacağını söyledim. Nedir peki CopyLeft? Bir eser sahibinin eseri üzerinde bazı hakları olduğu hepimizin malumatı zaten. Bu haklardan bazıları maddi haklar bazıları ise manevi (moral) haklardır.

Kopyalama ve yayma hakkı eser sahibinin maddi haklarından olup CopyLeft kelimesi bu hakların ingilizce karşılığı olan CopyRight kelimesinin karşıtıdır. CopyRight hakkına sahipseniz (bu hakkını eser sahibi başkasına devredebilir) o eserin ticari bir emtia gibi satılıp satılmayacağından nasıl kopyalanacağına nasıl dağıtılacağına siz karar verirsiniz. CopyLeft lisanslarında ise durum biraz farklıdır. Çoğu zaman bu lisansla eserlerini dağıtanlar genelde bazı şartlar dahilinde eserlerinin her şekilde her ortamda ve herkes dağıtılmasına izin vermiştir. Peki bu şartlar nelerdir? Korkmayın! Bu şartlar yüksek lisans bedelleri  ya da söz veriyorum eğer arkaplanda ne olur bittiğine bakarsam iki gözüm önüme aksın diyerek haklarınızdan vazgeçme değildir

CopyLeft lisansları temel olarak lisansın bağlı bulunduğu eserin dağıtılırken aynı lisansla dağıtılmasını şart koşarlar. Bu sayede eseri alan birisi onu şartları ağır bir CopyRight lisansı ile bağlayıp tekrar sunamayacaktır. Bunun yanı sıra ücretsiz olma, değiştirilmeden sunulma, kaynak gösterme gibi şartlar da bu lisansa sahip eserlerin dağıtılmasında öne sürülmektedir.

CopyLeft lisansları ile ilgili biraz ön bilgi vermek istedim. Sınavlardan sonra bu konu hakkında bilgi vermeye devam edeceğim.

17

Hukuk fakültesine girdiğim yıllarda -2004- gün gelip özgür lisanslarla (bir parantez açalım. Açık kaynak kodlu yazılım /özgür yazılım felsefesini takip ederek özgür metin, özgür müzik, özgür film gibi fikri mülkiyet hukukunun her alanında gelişen bir özgürlük düşüncesi var. Bunlarla ilgili tüm lisansları özgür lisans adıyla yorumlamak hata olmayacaktır.) haşır neşir olacağım pek aklıma gelmemişti. Bu aralar okulda yapmayı düşündüğüm bir proje ile (bana yardımcı olan Seda’ya bir teşekkür edelim hemen) creative commons lisanslarından bir kısmını dilimize çevirmeyi düşünüyorum. Creative Commons’ın herhalde ülkemizde ihlali en çok yapılan lisans olduğunu düşünürsek -teşekkürler gazetelerin işbilir muhabirleri- Türkçe bir adaptasyonun yapılması gayet iyi olur diye düşünüyorum.

Derdimi biraz anlattıktan sonra gelelim dermanıma. Aralık 10 tarihinden sonra bu konuda bizimle çalışmak isteyen arkadaşlar varsa lütfen irtibata geçelim.

19

Ailemin bir çok özelliğini severim. Bunlardan bir tanesi de sahip olduğumuz kitapları zaman zaman özellikle onlar belli bir sayıya eriştiğinde bir kütüphaneye bağışlamamızdır. Kütüphanemde kitaplar arttıkça yavaş yavaş bağış zamanın geldiğini anladım. Bende özel anısı olan kitapları elimde tutmak için bir envanter yapmayı düşünürken Özgürlükİçin’de Atilla Aktuna’nın yazdığı Tellico yazısını baştan okumak aklıma geldi. Okudum ve kitap envanterimi Tellico ile tutmaya karar verdim. Aslında isbn veritabanına yurdum kitapları kayıtlı olmadığı için her veriyi elle girmek biraz uzun sürecek ama Tellico’ya bayıldım. Koleksiyonum bittiğinde internet üzerinde html çıktısı koymayı ve kitaplarımı açık kütüphane şeklinde paylaşmayı planlıyorum

13

Eğer bir özgür yazılımın tek hukuki koruması onun markasıysa ve birileri bu markayı izin almadan kullanarak ortaya değişik bir ürün koyuyorsa ve bu ürünü özgür yazılımı korumak için kurulmuş bir kurumun yardımı ile dağıtıyorsa…

Düşündükçe gülüyorum ama artık bir yorum bile yapmak istemiyorum.

4

Hürriyet gazetesinde bu gün gördüğüm bir haber gerçekten bazılarının konuya ne kadar vakıf olduğunu gösteriyor…

Bana tıkla

23

Zaman geçtikçe İsmail Dönmez’in yardımı / direktifleri ile yaptığım paketlerin sayısı artıyor. Bunlardan biri de -aslında hayır sadece ikinci paketim- ElementTree kütüphanesi.

Büyük ölçekli xml verilerinin işlenebilmesi için gerekli bir python eklentisi olan paketin tam olarak ne yaptığını öğrenmek için bana

Ben paketi tanıyorum derlenmiş halini istiyorum derseniz bana

Ben kendim derlerim bunun pspec.xml’ini incelerim işim gücüm yok diyorsanız bana tıklayın

Not: Paket zaten contrib deposunda varmış commit ettikten sonra farkettik susun susun çaktırmayın

Diğer Paket ise burada 

« Geçmiş zaman olur ki