7
Kısa bir ara…
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben, ozgurlukicin.com | icon4 7 / 08 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

Yaklaşık bir yıl önce hemen hemen bu tarihlerde, yine böyle bir başlık atarak minik bir tatile çıktığımın haberini vermiştim. Geçen bir yılda Özgürlükİçin’de çok çok güzel işler yapıldı malumunuz. Bizler de elimizden geldiğince çalıştık ve şimdi izninizle bir süre dinlenmek istiyorum.

14 Ağustos tarihinde geri dönmüş olmayı planlıyorum. Döndükten sonra yapacak çok iş, sizlere hazırladığımız büyük süprizler var…

Eylül ayında Özgürlükİçin’i izlemeye devam edin…

22
Yeni bir yaş daha…
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 22 / 07 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

21 Temmuz tarihinin benim için özel olmasının bir kaç nedeni vardır. En önemlisi sanıyorum doğumgünüm olması. Bundan 22 yıl önce doğan ben dün yine güzel bir doğumgünü kutladım. Sevgili Ekin ile başlayan ve daha sonra artistanbul’da devam eden doğumgünümde beni yalnız bırakmayan, arayan, kutlayan yazan çizen herkese teşekkürler.

21 Temmuz gününün sanırım uğurlu bir yanı var. O zaman ki adıyla orta öğretim giriş sınavı olan ve benim anadolu lisesini kazanmamı sağlayan sınav da 21 Temmuz’da açıklanmış ayrıca ÖSS-2004 sonuçları da yine 21 Temmuz günü açıklanmıştı. Son olarak dün de fakülteden mezun olduğumu öğrendim =)

Seviyorum doğumgünümü…

1
Ve işte gidiyoruz…
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 1 / 07 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

Bilmiyorum bundan 5 yıl sonra üniversite mezuniyetimi hayatımda bir dönüm noktası olarak nitelendirmeye devam edecek miyim ama en azından şu an için bu benim için son derece önemli bir nokta. Yarın İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2004 döneminin okulda gireceği son sınav olacak. Elbette bütünlemeler, tek ders sınavları da olacak insanların önünde ama artık bu kadar bir daha biraraya gelmeyecek…

Çoğu çok güzel ve geri kalanları daha az ama yine de güzel bir çok anı ile yavaş yavaş sonuna geliyorum okulun. Sanıyorum daha duygusal bir “teşekkür” girdisini yarına bırakmalı. Ne de olsa sigorta hukuku bizi bekler!

25
Sorumsuzluğun sonu
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 25 / 06 / 2008| icon32 tane yorum var »

Eğer bir insan zamanında yapması gereken sorumluluklarını yapmaz ve geciktirirse ve hayatında önceliklerini belirleyemeyip ilk yapması gerekeni yapmaz ve yapmaması gereken zamanda yapılmaması gereken şeyler yaparsa sonunda canı sıkılır. Müstahaktır

19
Kimselere Söz Vermeyin…
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 19 / 06 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

Okul bitse de tatile girsek diye kavrulan bünyelere ilaç gibi gelecek olan bir haber İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı’ndan geldi.

Atakan Uzun’un kulaklarını derinden ve aşkla çınlatacağımız programa ulaşmak için web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

http://istanbul.edu.tr/hukuk/duyuru.php?id=386

18
Sanduka ya da sendika
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 18 / 06 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

Bir final daha geride kaldı. 7 sınav sonra viva la Resistance eşliğinde hukuk bilgilerimi /dev/null’e mount etmeyi planlıyorum =)

Bu arada cuma gecesi Ankara yollarına düşüyorum nedenini yarın yazarım…

18
02:42
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben | icon4 18 / 06 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

Gecenin yavaş yavaş sabaha bağlanmaya başladığı dakikalarda karanlık odada bilgisayara baktığım sıradan gecelerden birinde artık gözlerimin yeter beyaz zeminde siyah minik yazıları okuyup beyninin bunları anlamaya çalışmasını sağlamaktan deyip hemen akabinde göz yaşlarımın seni bana sayıyla mı verdiler deyip akması ile beraber bir ara vermeye karar verdim.

Bundan yaklaşık bir yıl önce yine bu sayfalara İstanbul Üniversitesi’nin sıcaklık 27 dereceyi nem oranı yüzde dokuz yüz ikiyi geçmeden final yapmasının neden bu kadar imkansız olduğundan dem vuran bir yazı yazmıştım. O günden beri değişen tek şey sanıyorum küresel ısınmada yer alan artış oldu. Tam iş sınavı öncesi kanunu okuyup yahu kanunda yazan bir konuyu moda mod ezberlemektense o an daha mantıklı bir iş yaparım dememe rağmen sanıyorum sınavdan geçmek için mantık yerine ezber yeteneği konuşturmak daha mantıklı. Keşke böyle bir yeteneğim olsa bir “chucky” olabilsem. Aslında kimse chucky olmak istemez sanıyorum yine de bu konuyu ayrıca düşünmek gerekebilir :)

Herneyse 4 dakikadır daha büyük fontlu bir yazı okuyup daha az göz yaşı damlatıyorum.  Su sızdırmadığıma göre çalışmaya devam edebilirim. Bu da böyle bir yazı olsun =)

-a

15

Bundan dört sene önce ve tam olarak 20 Haziran 2004′te ÖSS’ye girmiş olan ben bugünlerde hala nasıl kazandığımı bir türlü kavrayamadığım İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin son demlerini yaşıyorum. Dört senede bitirmenin ömürden beş sene götürdüğü söylenen bu okulun ömründen ömür gitmiş mezunlarından biri olabilmemiz için ben ve sevgili SedA’nın önünde 15 günlük bir zaman dilimi içinde atlatılması gereken dokuz final kaldı. Bu süre içinde pek sesimiz soluğumuz çıkmayabilecek bile olsa özgürlükiçin’in içerik yönetiminin ve diğer işlerin (bekleyin göreceksiniz :P) aksamaması için elimizden geleni yapacağız.

Kısacası bize şans dileyin :P

8

Geçtiğimiz günlerde takip etmeyi çoktan bıraktığım bir sitede neler oluyor diye şöyle bir dolaşayım dedim. Sitede gördüğüm telif hakları ile ilgili bir konu oldukça ilgimi çekti. Tamamını okuma fırsatım ne yazık olmadı ama ne zamandır bloguma yazmak istediğim bir konu hakkında aklımda bir kıvılcım çakmasına neden olacak kadar konuyu okudum.

Bundan yaklaşık 5-6 sene önce -Pardus daha yokken ve o zamanlar bir linux dağıtımını kurmak şu ana göre görece olarak daha zorken- sağdan soldan öğrendiklerimi bir araya getirerek linux kullanmaya başladığımda linux ile ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri özgür olmasıydı. Eğer sevmiyorsam sağını solunu değiştirebilecek kendime uyarlayabilecek ve hatta kafama estikçe dağıtabilecektim. Yaşasın demiş ve linux kullanmaya başlamıştım. O günden bu yana Linux ve özgür yazılım savunduğum değerlerin bir yansıması oldu benim için. Her insanın sahip olduğu kadar bazı siyasi görüşlere sahiptim ve bu fikirlerin ilgilendiğim alan olan bilişim sektöründe izdüşümü özgür yazılım, açık standartlar ve bu bağlamda Linux idi. Bilginin ve bu bilgiye erişimin sahibinin olmaması, insanların bilgiye özgürce, eşit ve hızlı olarak ulaşması aslında kafamdaki fikirlerin somut bir şekle bürünmüş haliydi ve bu uğurda çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Neyse kendimi çok anlattım aslında söyleyeceklerim farklıydı. İlk zamanlarda özellikle GPL’in verdiği özgürlükler ile başım dönmüş ve fikir haklarına, onları koruyan düzenlemelere karşı bir insan olmuştum. Bugünlerde o zaman takındığım bu düşüncenin ne kadar basit ve yüzeysel olduğunu daha iyi anlıyorum. Aslında fikir haklarına karşı çıkmak bir özgür yazılım savunucusunun yapması gereken son şey herhalde.

Peki neden? Hukuk fakültelerinde haklar kategorileri gösterilirken fikir hakları ayrı bir kategori olarak anlatılır. Bu haklar ne şahsi haklarınız gibi tamamen size aittir ne de eşya üzerindeki haklarınız gibi ete kemiğe bürünmüştür. Eşya ile şahsiyetinizin kesiştiği yerde aklınızdaki ile ürettiğiniz arasında silik çizgilerin üstüne oturur fikir haklarınız. Hukuk düzeni yaptığınız evi koruduğu gibi yazdığınız kitabı bestelediğiniz şarkıyı ya da kodladığınız bilgisayar programını korumalıdır ve zaten korumaktadır. Peki bu koruma gerekli midir? Evet gereklidir. Soru gereksizdir bile. Madem insanı diğer tüm canlılardan ayıran düşünebilmesidir o halde bu düşüncenin ürünü de korumayı hak etmektedir.

İnsanlar düşüncelerinin ürünlerini çoğu zaman diğer insanlarla paylaşmazlar. Örneğin yazdığım onlarca makaleyi şu ana kadar harici hard diskim dışında kimseyle paylaşmayan ben elbette bu makalelerin istenmeyen bir şekilde dağıtılmasını, kopyalanmasını istemem ve bunu engelleyebilmek için bu makaleleri hukuk düzenin korumasını isterim.

Biraz fazla konuştuğumun farkındayım hadi vites atalım ve konuyu somutlaştıralım. Hani yazının başında bir siteden bahsetmiştim. Efendim bu sitede yaşanan bir fikir hakkı ihlali sonucunda çıkan tartışmada fikir haklarının ne kadar gerekli olduğu tartışılmış hatta Linux kullanıcısı fikir haklarını savunmalı mıdır konusuna kadar olay gitmiştir. Biz bildiğiniz gibi çeşitli lisans modelleri ile fikir haklarımızın kullanımını serbest bırakıyoruz. Bu demek değildir biz eserlerimiz üzerinde hukukun bize verdiği haklardan vazgeçiyoruz. Bizler sadece o sözleşmenin koşullarına uyan herkese içinde eserlerimizi değiştirme, tekrar dağıtma gibi çok büyük haklar olan bir özgürlük sunuyoruz. Peki madem bu özgürlükleri sunuyoruz o halde neden haklarımızı koruyalım. Cevabı üst cümlede saklı. Aslında biz bu hakları herkese sunmuyoruz. Sadece GPL ve benzeri lisans modellerinde o lisans modelinin şartlarına uymayı taahhüt edenlere bu hakkı sunuyoruz. Örneğin GPL’de kodumuzun kapatılmasına izin vermiyor ya da lisansın değiştirilmesine izin vermiyoruz. Örneğin Creative Commons’da NC ibaresi koyarak eserlerimizin ticaret konusu yapılmasını engelliyoruz. İşte bu yüzden verdiğimiz özgürlüğün herkese doğru şekilde ulaşması için fikir haklarının korunmasına ihtiyaç duyuyoruz.

Tabi bir de özgür olmayan içerik var. Bilgisayar programları, filmler, kitaplar, şarkılar. Bizi korsan yapan tüm ilgi çekici şeyler! Aslında fikir hakları korunmasa, telif hakları olmasa ne güzel iç birimiz korsan olmayacaktık! Bari en azından ülkemizde üretilmeyen eserler korunmasaydı değil mi!! Özgür yazılımı sadece kullanmaktan öteye bir adım gittiyseniz ve bu fikri destekliyorsanız siz aslında fikir haklarının bir koruyucusunuz demektir. Örneğin, korsan kitap almamalı, kullandığınız programlar lisanslı olmalı, müzik çalmamalısınız. Bunu yapan insanları uyarmalısınız. Yapmanız gereken bir önemli şey ise çevrenize özgür lisansları tanıtmak olmalı. Copyright yerine Copyleft’i anlatmalı, eğer paylaşırlarsa bilginin ve eserlerin değerlerinin nasıl çoğalacağını insanlara anlatmalısınız. Eser sahiplerine eserlerini paylaşmak için alternatifleri olduğunu anlatın. Eğer onlara özgür lisansları doğru anlatırsanız fikir hakları koruması kimse için bir öcü haline gelmez de bizim özgürlüğümüzü koruyan düzenlemeler olur.

İşte bu yüzden, insanların bilgiye, kültüre, eğlenceye eşit olarak ulaşmasını istiyorsanız korsanlık yapmak yerine, korsanı desteklemek yerine insanlara özgür lisansları anlatın, özgür lisansların yayılması için çalışın, bu lisansları dilimize çevirin, ama korsanlık yapmayın, insanların korudukları eserlerini onların haklarına aykırı olarak dağıtmayın ve kendinizle çelişmeyin!

Aklımdan geçenleri çok dağını bir şekildi anlattım sanırım. Eğer isterse gezegen yöneticimiz bu yazıyı gezegenden atabilir biraz uzun ve özensiz oldu =)

Mys 16
2 gün ara
icon1 Akın Ömeroğlu | icon2 ben, ozgurlukicin.com | icon4 16 / 05 / 2008| icon3Yorum yapılmamış »

akin@life ~ $ free
total used free
Mem:  2027 0
Swap:  299 0

akin@life ~ $ reboot

=)

2 gün boyunca bilgisayarım yanımda olmasına rağmen muhtemelen internetten uzak olacağım. Bu süre zarfında Özgürlükİçin’de yapılması gereken işlerin bir listesini çıkarmayı ve döndükten sonra da bizi bir adım daha ileriye taşıyacak bu yapılacaklar listesini svn’de yayınlamayı ayrıca birkaç yazı yazmayı ve yapılacak işlerin bir programını çıkarmayı planlıyorum. Sanıyorum bu süre zarfında en büyük yardımcım hep kullandığım FreeMind olacak.

Kendime verimli size eğlenceli bir haftasonu diliyorum =)

« Geçmiş zaman olur ki