Bir evcil hayvan almak?

Blog yazmanın en önemli motivasyonlarından birinin yazmaya değecek kadar hareketli bir hayat yaşamak olduğunu düşündüğümden sık sık blog yazamıyorum. Şu ana kadar bu durumu değiştiren bir şey yok.

Bu yazı da bir evcil hayvan sahibi olmak isteyen ama soruları olanlar için yazıldı. Eğer siz de bir hayvan almakla almamak arasındaysanız yazıya devam edip benim yaşadığım tecrübeyi okuyabilirsiniz.

Adım 0: Bir evcil hayvan alsak mı?

2013 yılından bu yana ya da daha değişik bir söylemle evlendikten sonra evde bir evcil hayvan besleme isteğimiz vardı. Tabi sevgili eşimin delice-kedi-sever olması benim apartmanda köpek beslenmez canım demem akvaryum alsak koyacak yerimizin olmaması[3+1’e sığamıyoruz] derken bu isteği yaklaşık bir buçuk sene erteledik.

Toplumdaki kurallara uymayı toplumumuzdaki ortalama bir bireyden biraz daha fazla önemsediğimden – en azından öyle olduğunu düşündüğümden – benim için bir hayvan beslemekle ilgili en büyük soru aman insanlar rahatsız olur mu sorusuydu.

Görebildiğim kadarıyla büyük bir hayvan sevgisi olmayan ama bir yandan da hayvan besleme fikrini hoş bulan insanların aklında acaba bakabilir miyim, böyle bir sorumluluk alabilir miyim ya da daha beş taksiti olan koltukları, üçüncü günde bu hayvan lime lime eder mi gibi daha aklı başında sorular oluyor[kaynak gösterilmeli]. Bense böyle soruları kafama daha az taktım zira önemli bir toplantıya gitmeden önce en büyük sorusu “ne giysem?” olan biri olarak bendeniz, bir şekilde yaşar gideriz diye düşündüm. Aslında hemen hemen de öyle oldu. Gerçekten Bıdık eve geldikten sonra  herkes için kısa bir adaptasyon[bir ay] döneminden sonra birlikte yaşamaya alıştık.

Dolayısıyla bu soruya cevabım yaşam tarzınız, koşullarınız ve temponuza göre alacağınız hayvanı belirledikten sonra çok sıkıntı çekeceğinizi sanmıyorum.

Adım 1: Ne alsak? Kedi, köpek, iguana, balık?

Aslında bu süreçte ki en önemli ve belki bundan sonraki 10 senenizi etkileyecek kararlardan birini alacağınız adım burası. Sahip olmaya düşündüğünüz hayvanın ne olacağını seçmek hem sizin hem de onun yaşam kalitesi açısından çok büyük önem taşıyor. Bu sebeple bu adımda sizi durup iyi düşünmeye çağırıyorum.

Eğer gerçekten az vaktiniz varsa ama bir yandan da evde sizden başka bir canlı olsun istiyorsanız kedi köpek gibi büyük projelere girmeden önce size tavsiyem bir akvaryum kurmanız olacak. Kastım bir kavonoz içinde balık beslemek değil elbette ama ortalama bir bütçeyle[başlangıç 300-1000TL] bakımı diğer hayvanlara göre daha kolay karşısında zaman geçirebileceğiniz ve uğraşabileceğiniz bir akvaryum kurabilirsiniz. Eğer niyetiniz bu yöndeyse şu yazı başlangıç için ideal.

Öte yandan yok ben dokunacağım oyun oynayacağım ve dertleşeceğim[zamanla olacak] bir hayvan istiyorum diyorsanız tercihinizi suyun dışında yaşayan arkadaşlardan yana kullanmanız daha manalı olacaktır. Burada egzotik sayılabilecek iguana, engerek, tarantula gibi hayvanlardan daha manalı olan kedi köpeğe kadar pek çok seçeneğiniz var. Benim için kediyle köpeğin arasındaki en temel fark kedinin köpeğe nazaran çok daha evcil olması.

Eğer bir köpek sahibi olmaya karar verdiyseniz kabul etmeniz gereken ilk şey hemen hemen ne olursa olsun her gün en az iki kere yürüyüşe çıkacağınız gerçeğidir. Bu her ne kadar kardiyovasküler sisteminiz için iyi bir haber[kaynak gösterilmeli] olsa da bu kararı almadan önce tatil sabahlarını, soğuk geceleri, sıcak öğleden sonralarını da hesaba katmayı unutmayın derim. Bu sebeple ben atarım o tutar ben çağırırım o gelir sevimlilikleriyle beraber bu konuyu da düşünmeniz de fayda var. Tabi bunun yanı sıra köpeklerin daha eğitilebilir canlılar olduğunu, daha fazla şey paylaşabileceğinizi ve ilişkinizin daha sizin kontrolünüzde olacağını söyleyebilirim. Eğer kendinize gerçekten bir arkadaş arıyorsanız köpek doğru tercih olabilir.

Evde köpek besleme tecrübem olmamakla birlikte son 15 yıldır evde köpek besleyen ailelerle komşu olma tecrübesine sahip oldum. Kalıpları nedeniyle kedilerden biraz daha fazla ses çıkarıyorlar ama köpeğinizin ciddi bir sorunu olmadığı ve komşularınızın da medeni olduğu sürece köpeğin etrafta da sorun yaratacağını çok sanmıyorum. Elbette eğer bahçeli bir ortam sunabiliyorsanız köpeğinizin ve sizin çok daha rahat edeceğini söylememe gerek yok.

Eğer bir kedi sahibi olmayı düşünüyorsanız her şeyden önce bunun imkansız olduğunu kabul etmekle işe başlayabilirsiniz. Kediler genellikle kendi başlarına buyruk ve sizin, kendi evine misafir olarak geldiğini sanan ve bunu istediği zaman belli etmekten imtina etmeyen hayvanlar.  Köpekler kadar kolay eğitilebilir hayvanlar olmadıkları gibi sizinle ilişkileri de itaatten öte gücü yeten yetene diye özetlenebilir. Bununla birlikte yemi / suyu / kumu olduğu sürece neredeyse birbirinizi görmeden yaşamanız bile mümkün. Dolayısıyla evden kısa sürelerle sık sık uzakta kalıyorsanız ya da sizden tamamen bağımsız eden bir hayvan istiyorsanız kedi daha iyi bir çözüm olabilir.

Adım 2: Marka mı Fason mu?

Bir hayvan alma kararı verme arifesindeyseniz karşınıza gelecek ilk soru bu olacak? Instagram’da şirin facebook’da tatlı twitter’da çok fufu çıkacak “markalı” bir hayvan mı alacaksınız – ya da diğer söylemle safkan / cins – yoksa görmüş geçirmiş ve dolayısıyla da daha geniş bir gen havuzundan özellikler alarak gelmiş ama bir yandan da o kadar like aldırmayacak “fason” – ya da diğer bir söylemle cins olmayan – hayvan mı alacaksanız?

Ben her ikisinin de kendine göre avantajları olduğunu düşünüyorum. Genellikle cins hayvanlar kendi cinslerinin özelliklerini daha fazla yansıtıyorlar bu sebeple örneğin görece uysal ve yumuşak başlı olarak tanınan bir hayvanın eve geldiğinde “şşt akın bir çay koy da ayılalım hadi koçum” deme ihtimali daha düşük oluyor. Öte yandan cins hayvanların safkanlarını korumak için daha az çeşitlilik olan bir genetik havuz içinden üretildiğini düşünecek olursak bir miktar daha hassas olduklarını[kaynak gösterilmeli] söylememiz yanlış olmaz.

Burada küçük bir parantez açıp besleyeceğiniz hayvanları pet shop’dan almak konusuna değinmek istiyorum. Pet shop’larda gördüğünüz sevimli hayvancıkların bir kısmı annelerinden çok erken ayrılıyor ve satış süresi boyunca son derece zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Bunun da en temel nedeni yavru ile sizi tam da ” ah canım ne şeker” denilecek zamanında buluşturma isteği. Bu durum tahmin edeceğiniz gibi yavrunun hem beden hem de ruh sağlığı üzerinde onarılmaz yaralar açabiliyor. Tüm pet shoplar çok kötüdür diyemem zira hepsini görmedim ama bir pet shopdan hayvan almadan önce iki kere düşünün isterim.

Öte yandan sokaktan ya da barınaktan alacağınız bir hayvanı sahiplenmekse tahmin edebileceğiniz gibi o arkadaşın hayatında büyük bir değişiklik yapmak manasına geliyor. Kararınız bu yöndeyse sizi şimdiden tebrik ederim. Bu arkadaşlar yaşadıkları yere göre zaten bakımı yapılan ya da kısa bir bakımla sağlığına kavuşabilecek hayvanlar olabileceği gibi uzun bir bakım ve ilgiye de muhtaç olabilirler.

Biz kendimize bu soruyu sorduğumuzda cevabı “marka” kedi alalımdan yana kullandık. Aslında kararı bu yönde aldığınızda kendinizi biraz pet shoplara mahkum gibi hissedebilirsiniz ama eğer biraz sabırlı ve biraz da şanslıysanız iyi bir araştırma sonucunda istediğiniz türün yavrularını sahiplendiren kişilere de ulaşabilirsiniz. Biz sevgili kedimiz Bıdık’ı eşimin ince eleyip sık dokuması sonucunda Sarıyer’de çok sevimli üç kediye sahip olan tatlı bir aileden aldık.

Yavrulara para vermek ya da vermemek tamamen sizin tericihinize ve arayışınıza kalmış durumda[Vermeyin]. Bu ticarete destek vermemenizi tavsiye etsem de bazı durumlarda bir cins için ısrarcıysanız başka bir seçeneğinizin kalmadığını kabul etmek zorundayım.

Eğer bu sorulara cevaplarınız varsa artık siz de almak istediğiniz hayvandan eminsiniz demektir. Umuyorum gelecek yazıda bu sorulara verdiğimiz cevaplara göre aldığımız sevgili kedimiz Bıdık’ın eve ilk geliş macerasını ve kedili yaşamın nasıl olduğunu anlatacağım.

Not: Bir noktada evcil hayvan kelimesinden hayvan kelimesine geçtim. Hayvan kelimesini kullanırken arkadaş, dost, küçük dost gibi kelimeleri de kullanabileceğimi farkettim. Lütfen kendi bakış açınıza uyan kelimeyi hayvan kelimesi yerine kullanın ve kelime seçimim için beni mazur görün 

Akın Ömeroğlu hakkında 19 makale
a lawyer who can sell Linux kernel...

1 geri izleme / bildirim

  1. Eve bir kedi geliyor - I - Yine blog

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*