Eve bir kedi geliyor – I

Sık sık blog yazabilmenin temelinde insanın yazıya dökebileceği bir hayat yaşamasının olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple istediğim kadar blog yazamıyorum. Bu konuda şu ana kadar durumu değiştiren bir şey yok.

Bir önceki yazıda bir evcil hayvan sahibi olmak isterken kendimize sorduğumuz sorulardan bahsetmiştim. Bu yazıda da bu sorulara verdiğimiz cevaplardan yola çıkarak hayatımıza kattığımız sevgili Bıdık’dan bahsedeceğim.

İlk yazıda yazdığım cins kedilerin internette daha fazla like aldığına ilişkin fikrime bazı mecralarda karşı çıkılsa da biz hem bu görüşe katılmadığımızdan hem de sevgili eşim bu cinsi gerçekten sevdiğinden tercihimizi bir İngiliz Kısatüylüsü[British Shorthair] almaktan yana kullandık.

Eşimin neredeyse Balkanlar ve Türki Cumhuriyetleri de dahil ederek yaptığı titiz ve ısrarlı aramalar sayesinde Bıdık’ı bir petshopdan değil ailesiyle birlikte yaşadığı sevimli bir aileden alma şansımız oldu. Eğer sizin de böyle bir şansınız varsa tercihinizi bu yönde kullanmanızı bir kez daha tavsiye ederim.

Yarın eve kedi gelecek…

Ayda yılda bir yemeğe gelecek misafirleri için yüz bilmem kaç parça çatal, bıçak ve porselen tabak setini sürekli evde hazır bekleten bir aile yapısından geldiğimiz için kedi, eve gelmeden de bir hazırlık yapmazsak olmazdı. Zaten “Ay keşke Hereke halımızın üstüne çişini yapmasaydı”demek istemiyorsanız asgari bir hazırlık yapmanız gerekiyor. Kediye başlangıç kiti içinde şunları sayabiliriz:

– Kum kabı ve kedi kumu
– Su ve mama kabı
– 1 metreden kısa olmayan kurdele
– Uzaktan kumanda[Laser pointer]
– Taşıma kutusu

Bunları kedinizi eve getirmeden önce tedarik etmiş olmanız atlatması zor olan ilk bir kaç günde sizin için faydalı olacaktır. Alırken dikkatli bakmanız gereken tek şey aslında kum kabı ve kum olacak. Bazı kedi tuvaletleri evin tesisatına bağlanıp kendi kendini temizleme gibi ultra değişik fonksiyonlara[Çok para] sahipken çoğu zaman standart bir kumu kabı sizin için yeterli olacak. Biraz paraya üstü kapalı bir kutu almanız kokunun ve kumun etrafa dağılmasını engelleyecektir. Eğer kediniz çok minikse ilk etapta kenarlıkları yüksek olan bir kutuya girmekte zorlanabilir.

Kum için tüm pet shoplarda iki farklı seçenek var. Standart topaklaşan kedi kumuyla silikon denen ve daha çok marketlerde satılan kedi kumu. İnternette yer alan genel kanıya göre silikon kumlar kokuyu daha iyi absorbe etmekle birlikte kedilere zarar verecek içeriklere sahipler. Ben o yüzden tercihimi standart kumlardan yana kullandım. İnce mi yoksa kalın kum mu alacağınız kokulu ya da kokusuz mu alacağınız tamamen size kalmış durumda.

Kum kabınızın boyutuna ve tüm kumu değiştirme sıklığınıza göre 10 kiloluk kumun sizi 1 ay götürebileceğini söyleyebilirim. Bu da maliyet olarak size ortalama 20 TL olarak dönecek demektir.

Bu arada kum kabınızın boyutu uyuyorsa koroplast markasının kedi kumu torbalarını tavsiye ederim. Kalın ve büzgülü olan bu torbayı kaba geçirip kumu içine doldurduğunuzda temizlik ve değiştirme işleri baya kolaylaşıyor. 7’li paket 7-10 TL[Özkuruşlar vs Macro] arasında satılıyor ve marketlerde bulabilirsiniz.

Su ve mama kabını evde “ay kız bu kaselerden de sıkıldım artık” diyebileceğiniz iki kaseden yapabileceğiniz gibi kedinize özel bir su ve mama kabı da alabilirsiniz. Beklemiş suyu genelde kediler çok tercih etmedikleri için suyun devirdaim yapmasını sağlayan ultra teknolojik su kapları göreceksiniz. En az 100 Liranızı harcayacak daha iyi bir yeriniz yoksa alın ama günde iki kere kaptaki suyu değiştirmek de o kadar zor değil emin olun. Burada maliyetinizin 15-20 TL olacağını düşünüyorum.

Kurdele ve kedi kumandası kedinizin hem ortalığa çıkması hem de sizle oynaması / alışması için iyi bir başlangıç olabilir. Etrafta bulundurmakta fayda var. 5 Lira da bunun için koyalım.

Son olarak kediniz pek memnun olmayacak olsa da zaman zaman onu taşmanız gerekeceğinden bir kutuya ihtiyacınız olacak. Leopar desenli pufuduk ve pahallı kutulardan amaca uygun plastik kutulara kadar pek çok seçenek var. Bütçenize bağlı olarak bir tane temin edebilirsiniz. 30 TL’de buraya yazalım.

Alacaklarınızın yanı sıra yapmanızı kuvvetle tavsiye ettiğim bir göreviniz daha var. Kediniz eve ilk geldiğinde hem sizin hem ortamın yabancı olmasından dolayı yaşayacağı travma nedeniyle muhtemelen kendisini güvende hissedeceği bir yer arayacaktır. Bunu yaparken de bu iri kediler[Siz] hayatta şuraya giremez diyeceği yerleri bulmak konusunda içgüdüsel bir başarı gösterecek. O yüzden size tavsiyem kediniz gelmeden önce evinizi bir dolaşın ve bu kedi şuraya girerse kendisine zarar verebilir diyeceğiniz yerler için önlem alın ya da bizim gibi evinizde daha önce görmediğiniz boşluklarla tanışın.

Eğer bunlar hazırsa arkanıza yaslanıp kedisiz son gecenizin keyfine varabilirsiniz. Eğer her şey yolunda giderse ertesi gün umarım en az 10 sene sürecek bir arkadaşlığa başlamış olacaksınız.

Kuş kafese girdi

İster bir petshopdan almış olun isterseniz arkadaşınızdan ya da barınaktan alın dün boş olan kutunuzun içinde artık bir kedi var. Kendisi muhtemelen şu an son derece ürkmüş durumda ve muhtemelen kapalı olmaktan da rahatsız. Eve gidip instagrama fotoğrafları koymaya başlamadan önce acilen bir soruya cevap bulmanız gerekiyor. Bu hayvan ne yer?

Kedinizin beslenme alışkanlığı ile ilgili bilmeniz gereken en önemli şeylerden biri kedilerin yeme alışkanlıklarını değiştirmeyi çok sevmediği gerçeği. Bu sebeple kediniz, her gün kereviz yemeğe alışmışsa önüne birden kaz ciğeri bile koysanız muhtemelen hocam zeytinyağlı yok muydu diyecektir. Kedinizi gelecekte neyle beslemeyi seçecekseniz seçin ilk etapta şu anda ne yediğini bilmenize ihtiyacınız olacak. O yüzden tavsiyem kedinizle beraber yediği mamadan bir haftalık bir stoğunuz olacak kadar almanız.

Kedi mamalarını hazır ve ev yapımı olarak ikiye ayırabiliriz. Yediğiniz yemekler kedinizin zaman zaman ilgisini çekecek de olsa “canım türlüden biraz da ona koyarız ayrıca mama almayalım” demeniz kedinizin sağlığı açısından tehlikeli. O sebeple ev yapımı mama kediniz için özel olarak yemek pişireceğiniz anlamına geliyor. Kesinlikle çok daha hesaplı ama tahmin edeceğiniz gibi emek isteyen bir yöntem. İnternette hem Türkçe hem ingilizce bazı tarifler var. Arayıp bakabilirsiniz.

Kedim için ayırabileceğim daha yüksek bir bütçem var diyorsanız hazır mamaları da tercih edebilirsiniz. Bu tarafta ise yaş ve kuru mama ayrımı ile karşılaşacaksınız. Kuru mama tahmin edebileceğiniz gibi hazırlandıktan sonra suyu alınarak küçük parçalar haline getirilmiş mamaya deniyor. Yaş mamaysa daha konvansiyonel yöntemlerle hazırlanmış mama. Kuru mamanın sindirim ve diş sağlığı açısından daha faydalı olduğu söylendiği için biz kuru mama tercih ettik. Muhtemelen siz de öyle yapacaksınız. Eğer kedinize kuru mama veriyorsanız su kabının sürekli dolu olmasına dikkat edin. Zira kuru mama yemek kedinizin daha hızlı susamasına sebep olacaktır uzun süreli su kaybı da kedinizin sağlığını etkileyebilir. Bu sebeple su kabını sürekli taze ve dolu tutmakta fayda var.

Hazır mamaları tedarik yöntemlerine göre ikiye ayırabiliriz. Marketlerde satılanlar ve pet shop’da satılanlar. Marketlerde satılan mamalar çoğunlukla çok daha ucuz olsalar da internette hayvanlarla ilgili uzlaşılan ender konulardan birinin bu mamaların kedinizin sağlığını olumsuz etkilediği yönünde. Bu sebeple bu mamaları tercih edip etmemek size kalmış durumda.

Öte yandan petshop zincirlerinde satılan mamalarda ise hakim olan 2-3 marka var. Üç farklı petshopa gidip üç farklı markanın en iyisi olduğuna diğerlerinin eski kalitesinde olmadığına dair tavsiye alacağınız için hangi markayı kullanmak tamamen size kalmış durumda. Bu mamalar hayvanın yaşına, cinsine göre özelleşebiliyor. Yavru kediniz için yavru kedi maması almaya dikkat edin derim. Kediler ilk bir yılında ömürlerinin kalanına göre daha fazla gelişiyorlar. Bu sebeple daha besleyici bir mama ile beslenmeleri faydalı olacak.

Bu son gruptaki mamalar biraz pahallılar. Bu sebeple daha küçük paketlerde açık olarak da satılıyorlar. Dilerseniz bu haliyle dilerseniz kendi paketinde alabilirsiniz. Paketli hallerinin ortalama 1 ay kedinizi doyurmaya yeteceğini söyleyebilirim.

Kedinizin ne yiyeceğinden de emin olduğunuza göre sıra eve gitmeye geldi. Muhtemelen araba yolculuğundan da iyice korkan kedinizin sizden daha gergin olduğunu unutmayın. Benim tavsiyem kedinize evinizi yavaş yavaş alıştırmanız. Bunun için örneğin salonun ortasında hoş geldin partisi vermek yerine kedinizi daha sakin bir odada kutusundan çıkarabilirsiniz. Hatta kumunu ve suyu ile mamasını bu odanın ayrı yerlerine koyup kedinizin bunlara alışmasını sağlayabilirsiniz. Kutuyu açtığınızda muhtemelen kediniz dışarı çıkmak konusunda ürkek davranacaktır. Onu cesaretlendirmek için kutunun üst kapağını da çıkarabilirsiniz. Ayakta durmak yerine biraz uzakta yere oturmanız kedinizin sizden daha az korkmasına sebep olacaktır. Bu aşamada kediniz muhtemelen ortamı bir kesip kendisinin güvende olacağını düşündüğü bir noktaya gidip orada kamp kuracak ve bir süre burada takılacaktır.

Bu süre boyunca ara ara onu kontrol etmek eğer sizle ilgileniyorsa bir kaç kez sevmek kedinizi ortama alışmak için teşvik edecek. Eğer kedinizi bu sırada bir kere kumuna götürme şansınız da olursa orayı tanıyacak ve muhtemelen ihtiyaçları için orayı kullanmaya başlayacaktır. Bu alışma süreci çokça kedinizin mizacına bağlı olarak bir iki gün sürecektir diye tahmin ediyorum. Biz Bıdık ile eve geldikten bir kaç saat sonra da bir veteriner macerası yaşadığımız için bu süreç biraz daha uzun sürdü[5 gün]. Bu süre boyunca kediniz mama ve su tüketimini minimuma indirebilir. Çok endişelenmeyin muhtemelen sizin olmadığınız bir anda yiyecektir!

Aşılar, ilaçlar, doktor zamanı!

Yaygın inanışın aksine eğer özel bir alerjiniz ya da rahatsızlığınız yoksa kediniz yeterli tıbbi ilgi gördüğü sürece gece sarılıp yattığınız peluş ayınız bobo’dan daha fazla zarar vermeyecektir sağlığınıza[kaynak gösterilmeli]. Tabi burada altın kelimenin yeterli tibbi ilgi olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Her kedi bir sağlık problemi olmasa da düzenli olarak bazı aşıları olmakla yükümlü[kanunu var]. Bunu takip etmenin en kolay yolu elbette kedinizi düzenli olarak bir veterinere götürmek. Temelde iki tip aşı oluyor kediniz. Bunlardan ilki yıllık aşılar diğeriyse çeyreklik aşılar. Yıllık aşılar adından da anlaşılacağı gibi yılda bir ama aşıya göre bir ya da iki seferde yapılan ve gerek kedi sağlığı gerekse sizin sağlığınız açısından gerekli aşılar. Üçer aylık dönemlerde yapılan çeyreklik aşılarsa kedinizi musallat olma cesaretini gösteren iç ve dış parazitlerin önlenmesi için.

Bu parazitlerin bir kısmı hamile kadınlarda ve çocukta tehlikeli olduğu için eğer evde hamile varsa aşıların sıklığını veterinerinize danışarak bir buçuk aylık dönemlerde de yaptırabilirsiniz.[önemli konu dikkat edin]

Eğer kediniz hiç aşı olmadıysa en kısa zamanda hatta belki eve gelirken veterinerle tanışması iyi bir fikir olacaktır. Veteriner hem kedinizi muayene ederek anormal bir durum olup olmadığını tespit edecek hem de ilk aşılarını yapacaktır. Kedinizin sağlıklı ve aşılı olduğunu ispatlaması için kendisine bir karne[notları 5 hep] verilecek. Bu karneye yapılan her aşının işlenmesine dikkat etmeniz gerekmekte.

Biz Bıdık’ı eve azıcık uzak olmasına rağmen Betül ve Koray’ın tavsiye etmiş olduğu Reha Salgın’a götürüyoruz. Eğer siz de Ethem Efendi Caddesi’nin Bağdat Caddesi’ne kavuştuğu noktaya kolayca gidebiliyorsanız ben de kendisini şiddetle tavsiye ederim.

Tüm bu adımları da yaptıysanız artık hayatınızda bir kedi var demek. Tebrikler! Bir sonraki ve bu konuya ilişkin son yazıda kedili ilk 6 ayımızda başarılarımızı ve mağlubiyetlerimizi toplamaya çalışacağım.

Akın Ömeroğlu hakkında 17 makale
a lawyer who can sell Linux kernel...

4 yorum

  1. tecrübeyle doğru orantılı olarak ufak bir bilgi sıkıştırayım. kedin öncelikle ortamı, sonra da sizi güvenilir bulmalı. eğer kediyi bir tanıdığınızdan alıyorsanız; kedinin eski sahibinden o güne kadar bulunduğu ortamın kokusu sinmiş nesne (bkz: bir süredir üzerinde uyuduğu kumaş parçası), kedinin yeni ortamına alışma sürecini oldukça hızlandıracaktır. ısrarla isteyiniz.

    pencerelerde sinek telleri olması kedilerin hoşuna gidebilir de, gitmeyebilir de… her iki koşulda da tırmanacak, tırnağı takılacak, bu döngüyü çok defa tekrar edip en sonunda yırtılan telden serbest düşüşe geçme ihtimali doğacaktır. bu yüzden kedilere dayanıklı sinek tellerine bir göz atmanız, özellikle kedinin yaşam güvenliği açısından önemli.

    • Bu konuyu ben de düşünüyorum malum havalar ısınıyor o yüzden sineklik gerekecek. Hatta bizim kedi, balkondaki barbekünün arkasına gitmeye çalıştığı için oraya da bir sineklik yaptıracağım. Hazır bir marka var mı aklına gelen yoksa illa usta mı çağırmak lazım ne dersin?

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*